Orijinalini görmek için tıklayınız : Atatürk Yaşasaydı...
1923'te Mustafa Kemal cumhuriyeti kurmuş, babadan oğula geçen padişah rejimine de son vermiştir. Bu yeni düzende Atatürk mümkün olduğunca devletin yönetimini meclise bırakmaya çalışmıştır. Bu nedenle yasama ve yürütme erkleri meclise verilmişti.
İşte bu süreçte İsmet İnönü, ciddi tartışmalara yol açan bir başbakanlık süreci geçirmişti. Önce İstiklal Mahkemeleri konusunda zor duruma düşen İnönü, 1924'te görevini bırakır. Bir yıl kadar sonra yeniden başbakanlık koltuğuna oturacaktır. Bu yıldan sonra 12 yıl, kesintisiz başbakanlık yapar.
Atatürk, devlet adamı ve başbakan olarak İnönü'den ve onun uygulamalarından ciddi rahatsızlıklar duyacaktır. Çünkü İnönü sol görüşlüdür ve sert bir devletçi politika izlemektedir. Atatürk ise hiç bir zaman sol kelimesini kullanmamış, aksine liberalizme yakın bir görüşle ülkeyi yönlendirmek istemiştir. Bu amaçla pek çok adım atar. Bunlardan en bilineni ise İş Bankası'dır. Celal Bayar'ın önderliğinde İş Bankası son derece başarılı bir proje olur.
Görüş farklılıkları yaşayan Atatürk ve İnönü arasında zaman zaman ciddi tartışmalar yaşanır. 1930'lardan sonra bu çatışma ve tartışmalar yerini küskünlüklere bırakacaktır. Bu süreç 1937'ye kadar devam eder. O yıl Atatürk, kendi görüşleri çerçevesinde ülkeyi yönetemeyen İnönü'yü görevinden alır ve onu Heybeliada'ya gönderir. Yerine ise getireceği isim Celal Bayar'dır.
Celal Bayar'ı başbakanlığa getiren Atatürk son derece heyecanlıdır. Çünkü halka verdiği sözleri İnönü yerine getirememiş, hatta İnönü çoklu partiye geçiş çalışmalarına gizli gizli köstek olmuştur. Sosyalistliğe kaçan bir devletçilik anlayışına sahip İnönü'nün yerine, liberal görüşlere sahip Celal Bayar'ın başbakan olması, zaten bize çok şey anlatmaktadır. Atatürk o gün Celal Bayar için şu demeci verir;
"Millete yepyeni bir program bildirdiniz. Bu program, benim millete söz verdiğim konulardır. Celâl Bayar ve arkadaşları benim millete söz verdiklerimi yapacaklarını bana ve millete söz verdiler. Ben, milletle birlikte Celâl Bayar’ın ve arkadaşlarının programının nokta nokta uygulandığını izleyeceğim. Daha iyi açıklayayım: Ben Türkiye Cumhurbaşkanı Atatürk ve Türk milleti, Başbakan Celâl Bayar’ın ve onun hükümetinin programını izliyoruz. Ve fiilî sonucunu görmek istiyoruz”
Atatürk bu demecinde açıkça Celal Bayar'ın izleyeceği yolun kendi yolu olduğunu ifade etmiştir. Fakat Celal Bayarlı bu yeni süreç, fazla uzun sürmez. Atatürk 1 yıl sonra hayatını kaybeder.
Atatürk'Ün ölümüyle İsmet İnönü yeniden harekete geçecektir. Cumhuriyet Gazetesinin de desteğini alarak Cumhurbaşkanı olur. Atatürk'ün büyük umutlarla getirdiği ve onun yolu benim yolumdur dediği Celal Bayar görevden düşer ve yerine Refik Saydam getirilir.
İsmet İnönü'nün cumhurbaşkanlığında devlet sıkı bir sol politika uygulamaya başlar. Hatta dönemin zenginlerine olmadık ağır vergiler getirilir, vermeyenlere orta çağdan kalma taş kırma cezası verilir. Zenginin topraklarına da el konur. Ülke 4-5 yıl içinde ekonomik bir buhrana sürüklenir.
Atatürk'ün son başbakanı, büyük umudu, Celal Bayar ise İnönü'nün bu ağır siyasetine dur demek için Demokrat Partiyi kurar. Yanına da Menderes'i alacaktır. Bu yeni kurulan parti halk tarafından müthiş bir destek alır. Fakat 1948'de yine İnönü engeline takılırlar. Çünkü İnönü demokratik seçimlere izin vermemiştir. Atatürk zamanında gizli gizli yürüttüğü siyaseti, bu sefer açıkça uygular.
İnönü'nün engelleme çalışmasına rağmen Demokrat Parti 1950 seçimlerini kazanır. Aynı yıl Demokrat Parti'nin kurucusu Celal Bayar cumhurbaşkanı, Menderes ise başbakan olur.
Yaşananları hazmedemeyen Milli Şef, bu sefer ciddi bir cuntacılık faaliyetine girişir. Bu çalışmaların meyvesini ise 10 yıl kadar sonra alır. Demokrat Parti iktidarına, 1960 askeri darbesiyle son verilir. Cumhurbaşkanı Celal Bayar ve Başbakan Adnan Menderes idama mahkum edilir. Celal Bayar, idamdan yaşı itibariyle kurtulur. Fakat Menderes asılacaktır. Kayseri cezaevine gönderilen Atatürk'ün göz nuru Celal Bayar ise kısa zamanda hastalanır. Hastalığı sebebiyle serbest kalan Bayar, 1966'da Cevdet Sunay tarafından affedilir.
Şimdi bu noktada düşünmek gerekiyor. Gerçekten Atatürk'ün izinden giden, Celal Bayarlı-Adnan Menderesli Demokrat Parti mi? Yoksa İnönülü Chp mi? Bu sorunun cevabı açıktır. Zira Atatürk; "Celal Bayar ve hükümetinin programı, benim programımdır" diyerek bizzat bu soruya açık bir cevap vermiştir.
Bu durum gösteriyor ki, milletimiz, chp'nin Atatürkçülük nağralarıyla kandırılmaktadır. Peki Celal Bayarlı, Adnan Menderesli Atatürkçü siyasete ne oldu? O dönemden sonra sadece Turgut Özal ve son olarak Recep Tayyip Erdoğan bu yoldan yürümüştür / yürümektedir. Bu çarpıcıdır ama gerçektir.
İntifada
04-04-2011, 23:36
Ha celal bayar ha ısmet ınönü açıkçası hiç bir farkları yok gözümde...
Biri kemalizmin sol kolu diğeri sağ kolu
Hem mustafa kemalin celal bayar için söylediğine hiç şaşırmadım...
Muhammed ikbalin hindistanli müslümanlardan anadoludaki kurtuluş savaşı için topladığı paralarla kurdurduğu ilk özel banka iş bankasının başına celal bayarı geçirmiştir zaten...
Ha celal bayar ha ısmet ınönü açıkçası hiç bir farkları yok gözümde...
Biri kemalizmin sol kolu diğeri sağ kolu
Hem mustafa kemalin celal bayar için söylediğine hiç şaşırmadım...
Muhammed ikbalin hindistanli müslümanlardan anadoludaki kurtuluş savaşı için topladığı paralarla kurdurduğu ilk özel banka iş bankasının başına celal bayarı geçirmiştir zaten...
Ak Parti hakkındaki düşüncen nedir merak ediyorum.
Aklıma Abdülhamid'in Osmanlı açısından çok kritik olan bir devirde tahtdan indirilmesi geldi.
İntifada
04-04-2011, 23:58
Mustafa kemal yaşasaydı ak parti olmazdı ;)
Tek parti chp olur devam ederdik demokrasi oyunu oynamaya...
Tahminen hem laik hem müslüman olunmaz dediği için tayyip erdoğan ya istiklal mahkemesinde asılırdı yada cumhurbaşkanliği muhafızı birisi tarafından öldürülür bir yere gömülürdü
Bazen Atatürk'ün hatalarını tartışırız. Bence Atatürk'ün en büyük hatası, Celal Bayar'ı çok geç başbakanlığa getirmesidir. İsmet İnönü, Atatürk'ün komutan olarak çok güvendiği bir isimdir. Kurtuluş Savaşı zamanında da İsmet İnönü büyük işler başarmıştır. Atatürk'ün tabiriyle, ülkenin makus talihini de değiştirmiştir.
Aralarındaki sıkı dostluk, aile seviyesinde de devam etmiştir. Atatürk İnönü'nün çocuklarının eğitimini de üstlenir. Hatta İnönü'nün torunu, Atatürk'ün yanında ilk Kur'an derslerini aldığını söyler. Bu sıkı ilişki sebebiyle Ata, devlet adamı olarak beğenmediği İnönü'yü bir türlü görevden alma cesareti gösteremez. Ta ki 1937'ye kadar.
Bu hatayı yapmasaydı, belki bugün bambaşka bir chp, bambaşka bir Atatürkçülük ve daha güzel bir Türkiye olacaktı. Demek ki nasip değilmiş
Mustafa kemal yaşasaydı ak parti olmazdı ;)
Tek parti chp olur devam ederdik demokrasi oyunu oynamaya...
Tahminen hem laik hem müslüman olunmaz dediği için tayyip erdoğan ya istiklal mahkemesinde asılırdı yada cumhurbaşkanliği muhafızı birisi tarafından öldürülür bir yere gömülürdü
Atatürk'ün çok partili hayata geçiş çalışmaları asla yok gösterilemez. Zira yeni ekilmiş bir demokrasi tohumundan, dallanmış-budaklanmış bir ağaç bekleyemezsin.
İntifada
04-05-2011, 00:10
Hangi çalışmalar hocam ?
Dine karşı saygılı oldukları için kapatılan fırkalardanmı bahis açıyorsun
Menemen düzmecesi şeyh sait kıyamını bahane etmek...
Özgür Çağrı
04-05-2011, 00:19
Çok partili hayata geçiş çabalarımı göz boyama çalışmaları ve müslüman kesme çalışmalarımı ?
İsmet inönünün kahramanlıklarımı yoksa inönü savaşlarının bir çatışmadan ibaret olduğumu ?
Atatürk yaşasaydı muhtemelen suriye yemen gibi bir ülke olurduk.
Yada isyanımızı önceden yapar atatürkü öldürürdük.
Hangi çalışmalar hocam ?
Dine karşı saygılı oldukları için kapatılan fırkalardanmı bahis açıyorsun
Menemen düzmecesi şeyh sait kıyamını bahane etmek...
Bİliyor musun, Atatürk'ün Cumhurbaşkanı olarak görev ve yetkileri, bugün Cumhurbaşkanı Gül'ün görev ve yetkilerinden daha azdır. Fakat biz bunu idrak edemiyoruz. Zaten bu nedenle de birçok İnönü hatası da Atatürk'e mal ediliyor.
Peki Atatürk isteseydi, kendi saltanatını ilan edemez miydi? Şüphesiz ederdi. Hal böyleyken, neden demokrasi oyunu oynasın?
Çok partili hayata geçiş çabalarımı göz boyama çalışmaları ve müslüman kesme çalışmalarımı ?
İsmet inönünün kahramanlıklarımı yoksa inönü savaşlarının bir çatışmadan ibaret olduğumu ?
Atatürk yaşasaydı muhtemelen suriye yemen gibi bir ülke olurduk.
Yada isyanımızı önceden yapar atatürkü öldürürdük.
Babadan oğula saltanat olsaydı ne olurdu? Padişahım çok yaşa mı derdik?
İntifada
04-05-2011, 00:28
Bİliyor musun, Atatürk'ün Cumhurbaşkanı olarak görev ve yetkileri, bugün Cumhurbaşkanı Gül'ün görev ve yetkilerinden daha azdır. Fakat biz bunu idrak edemiyoruz. Zaten bu nedenle de birçok İnönü hatası da Atatürk'e mal ediliyor.
Peki Atatürk isteseydi, kendi saltanatını ilan edemez miydi? Şüphesiz ederdi. Hal böyleyken, neden demokrasi oyunu oynasın?
Yav bırak eşref ya :)
1 tane parti var ve o partinin hem genel başkanısın hemde cumhurbaşkanısın düşün...
Ülke senin neredeyse meclis kürsüsünden muhaliflere şüphesiz bazı kelleler kesilecektir diyebiliyorsun...
2.tbmmde hiç muhalifin yok
Ne ınönüsü...
Demokratik tek seçim kazanmadan 15 sene ülkenin başında duruyorsun bunun adı nedir ?
Yav bırak eşref ya :)
1 tane parti var ve o partinin hem genel başkanısın hemde cumhurbaşkanısın düşün...
Ülke senin neredeyse meclis kürsüsünden muhaliflere şüphesiz bazı kelleler kesilecektir diyebiliyorsun...
2.tbmmde hiç muhalifin yok
Ne ınönüsü...
Demokratik tek seçim kazanmadan 15 sene ülkenin başında duruyorsun bunun adı nedir ?
Günümüz Türkiyesi ile o günü yorumlarsan, anlayamazsın. Düşün ki batmış bir ekonomi var. Padişahın bile parasına el konmuş. Ülkede okur yazar oranı %10'un altında. Anadolu nüfusun yarısından fazlası savaşta hayatını kaybetmiş. Hemen her aile dul-yetim. Ayağımıza giyeceğimiz çarığımız yok. Dış borç ise gırtlağa dayanmış.
Yeniden (hatta eksiden) bir ülke kuruluyor. Sen bunları unutup, demokrasi tam işlemiyordu diyorsun.
600 yıllık bir devletin herşeyinin değiştirilmesi sonunda, orantısız güç ile uygulanan yaptırımlar sayesinde, modernlik ve çağdaşlık amacı ile var olanı geliştirmek yerine Avrupa bazlı bir reformlar sürecine girilip dünyada eşi benzeri az görülen bir asimilasyon çabası ile kurulan, atasına nefret duyması her aşamada empoze edilen bir politika ve sanki başka bir etken yokmuş gibi meclis konuşmasında özellikle belirtilen şey; '' Cumhuriyeti gökden inildiği sanılanlar kitaplara göre kurmadık ''.. İyi hayırlı olsun :)
Bu eksende ilerlediğimizde varacağımız sonuç; Kemal Paşa ölmeseydi ?
Herbirimiz dünyaya bedel, süpergüç, postmodern laik kültürü 1930'larda keşfeden dünya devi olurduk galiba, dünyada NSI değilde ASELSAN şuuraltı operasyonlar yapardı :)
Tarantula_
04-05-2011, 19:59
Atatürk'ün çok partili hayata geçiş çalışmaları asla yok gösterilemez. Zira yeni ekilmiş bir demokrasi tohumundan, dallanmış-budaklanmış bir ağaç bekleyemezsin.
Tabi ağabey tabi... Allah aşkına ata'nın demokrasi meraklısı biri olduğunu savunmayın lütfen, El-İnsaf.! Bir yıl içinde parti kurduran sonra o partiye aşırı ilgi var diye o partiyi kendi emriyle kurdurduğu gibi kapattıran ben miyim Allah aşkına ?
Atatürk ve Milli Şef'inin bir çok kez Meclisi kapamaya varan tartışmaları tarihe geçmiştir zaten.
Bende birçok şeyin Atatürk maskesi altında İnönü tarafından yapıldığını düşünüyorum. Aynı bugünki Atatürkçü!!!lerin yaptıkları gibi... Eğer aynı düşünceleri paylaşıyor olsalar idi Mustafa Kemal öldüğünde İnönü efendi yanında olurdu, cenazesine bile katılmadı. Aynı düşünceleri paylaşsalar idi İnönü efendi Mustafa Kemal öldüğü gibi dairelerden ve paralardan resmini indirtip, kendi resimlerinii koydurtmaz idi... Ama bu demek değildir ki Atatürk hiçbir şey yapmadı... Cumhuriyetten önceki son yılar ve sonrasındaki ilk yıllar çok yakın tarih olmasına rağmen böyle çelişkileri ve gizlilikleri barındırdığı sürece kimin ne olduğunu tam manası ile öğrenemeyeceğimizden eminim...
EpiVaTeS
04-05-2011, 20:05
nenemin sakalı olsaydı nene demezdim herhalde...
yahu bırakın şu yaşasaydı bu yaşasaydı demeyi...
kendimize bakalım...
Ahmet Yasin
04-05-2011, 20:32
İyi ki yaşamıyor....
Tabi ağabey tabi... Allah aşkına ata'nın demokrasi meraklısı biri olduğunu savunmayın lütfen, El-İnsaf.! Bir yıl içinde parti kurduran sonra o partiye aşırı ilgi var diye o partiyi kendi emriyle kurdurduğu gibi kapattıran ben miyim Allah aşkına ?
Atatürk ve Milli Şef'inin bir çok kez Meclisi kapamaya varan tartışmaları tarihe geçmiştir zaten.
Eğer kurulan bir parti, tekrar babadan oğula geçecek bir saltanata meylederse, bugünün şartlarıyla bile kapanır. Hem merak ediyorum, anadolu halkının bu partiye yoğun ilgi gösterdiği hangi seçimin sonucunda ortaya çıkmıştır? Sözle hareket edersek, bugün mhp'ye göre de onların oy oranı patlayacak bizimki düşecek.
Şu bir gerçek ki o dönemin anadolu insanı Atatürk'e bağlıdır. Sorun üst kesimdedir. Kaymak tabakadadır. Bunun da temelini para, iktidar, şan ve şöhret arayışı sebep olmakta.
Düşünün ki Adadolu insanı öyle cahil kalmış ki temel eğitimini alanların sayısı %10'larda. Bu sayı Ahmet Mithat Efendi döneminde %5'lerde. Atatürk zorunlu eğitim kararı alıyor. Koyduğu yaş sınırı 45. Meclistekiler gülüyor. Mümkün olamaz diyor. Ama oluyor. 6'sından 45'ine herkes okula, temel eğitimi almaya gidiyor. Ve gitmez denen Anadolu halkı bunu seve seve yapıyor.
At, kağnı kullandığımız dönemde yapılan kara ve demiryolunu, Ak Parti dönemine kadar kimse yapamadı. 2002 öncesi ne varsa hep şunu duyardık; Atatürk zamanında yapılmış... Atatürk zamanından kalma.
Kurulan fabrikalara bakıyorsun. Anadolu'nun hemen her yerinde. Kimse onun kadar fabrika açmamış. Üstelik açılıp da zarar eden tek fabrika yok. Dahası, biz bugün yerli araba yapalım diyoruz. Adam uçak fabrikası kurup, dönemin en gelişmiş tamamen yerli uçaklarını üretmeye başlıyor. Dahası avrupadan, İtalya'dan uçak siparişi alıyor.
Ama o ölünce fabrikalar ya kapanıyor ya zarar ediyor. (İnönü ve dünya savaşı sebebiyle) Elbette hatasız kul olmuyor. Biz kendimize ve çevremize karşı hatalar yapmıyor muyuz? Yapıyoruz. O sıfırdan bir ülkeyi ipten alıp, büyük işlerin altına giriyor.
Hak edene, hak ettiğini vereceksin.
Tarantula_
04-05-2011, 21:22
Eğer kurulan bir parti, tekrar babadan oğula geçecek bir saltanata meylederse, bugünün şartlarıyla bile kapanır. Hem merak ediyorum, anadolu halkının bu partiye yoğun ilgi gösterdiği hangi seçimin sonucunda ortaya çıkmıştır? Sözle hareket edersek, bugün mhp'ye göre de onların oy oranı patlayacak bizimki düşecek.
Şu bir gerçek ki o dönemin anadolu insanı Atatürk'e bağlıdır. Sorun üst kesimdedir. Kaymak tabakadadır. Bunun da temelini para, iktidar, şan ve şöhret arayışı sebep olmakta.
Düşünün ki Adadolu insanı öyle cahil kalmış ki temel eğitimini alanların sayısı %10'larda. Bu sayı Ahmet Mithat Efendi döneminde %5'lerde. Atatürk zorunlu eğitim kararı alıyor. Koyduğu yaş sınırı 45. Meclistekiler gülüyor. Mümkün olamaz diyor. Ama oluyor. 6'sından 45'ine herkes okula, temel eğitimi almaya gidiyor. Ve gitmez denen Anadolu halkı bunu seve seve yapıyor.
At, kağnı kullandığımız dönemde yapılan kara ve demiryolunu, Ak Parti dönemine kadar kimse yapamadı. 2002 öncesi ne varsa hep şunu duyardık; Atatürk zamanında yapılmış... Atatürk zamanından kalma.
Kurulan fabrikalara bakıyorsun. Anadolu'nun hemen her yerinde. Kimse onun kadar fabrika açmamış. Üstelik açılıp da zarar eden tek fabrika yok. Dahası, biz bugün yerli araba yapalım diyoruz. Adam uçak fabrikası kurup, dönemin en gelişmiş tamamen yerli uçaklarını üretmeye başlıyor. Dahası avrupadan, İtalya'dan uçak siparişi alıyor.
Ama o ölünce fabrikalar ya kapanıyor ya zarar ediyor. (İnönü ve dünya savaşı sebebiyle) Elbette hatasız kul olmuyor. Biz kendimize ve çevremize karşı hatalar yapmıyor muyuz? Yapıyoruz. O sıfırdan bir ülkeyi ipten alıp, büyük işlerin altına giriyor.
Hak edene, hak ettiğini vereceksin.
http://www.youtube.com/watch?v=WPqV1NIHVbo
İntifada
04-05-2011, 22:42
Sen anadolu insanının atatürke bağlı olduğunu nereden biliyorsun eşref hangi araştırmaya dayalı bu
Şimdi devlet bahçeliye sorsan halk onada bağlıdır
Sen anadolu insanının atatürke bağlı olduğunu nereden biliyorsun eşref hangi araştırmaya dayalı bu
Şimdi devlet bahçeliye sorsan halk onada bağlıdır
Bu konuyu açarken amacım, %25 küsur oy alan chp'nin gerçek yüzünü gösterebilmekti. Şöyle ki; chp bu oyların büyük bir kısmını Atatürk üzerinden elde ediyor. Eğer Chp'nin Atatürk damarını kesebilirsek, chp'den geriye hiçbir şey kalmaz. Ama konu yine olmadık yerlere geldi. Cevap yazıyorum ama sıkılarak yazıyorum.
Soruna gelince Akıncı kardeşim. Atatürk'ü Atatürk yapan, zaten halk desteğidir. Atatürk padişah oğlu değildir. Zengin bir ailenin çocuğu da değildir. Sıradan bir askerdir. Kendi deyimiyle en büyük gücü, halkın desteğini almasıdır.
Anadolu'yu da geç, Trabulsgarp başta olmak üzere, Araplar tarafından bile sevildiğine dair belgelerle çok şey anlatabilirim. Ama biz cenazesine bir gidelim. Ülkede 20 milyon nüfus yokken, sırf Dolmabahçe'nin önüne 100 binden fazla insan gelmiş, oluşan büyük izdihamda onlarca insanımız hayatını kaybetmiştir. İstanbul'da, Ankara'da ve ülke genelinde ne kadar vatandaşımızın toplandığını var sen düşün. Zira o dönemin şartlarını da hesaba kat.
İntifada
04-05-2011, 23:09
100 bin hmmm...
iyi sayı
Ama falih rıfkı bile o dönem 500 bin muhalifin öldürüldüğünü söylüyor irtica ile savaş olarak adlandırıyor
100 binin 5 katı yani :)
Özgür Çağrı
04-05-2011, 23:11
Bu konuyu açarken amacım, %25 küsur oy alan chp'nin gerçek yüzünü gösterebilmekti. Şöyle ki; chp bu oyların büyük bir kısmını Atatürk üzerinden elde ediyor. Eğer Chp'nin Atatürk damarını kesebilirsek, chp'den geriye hiçbir şey kalmaz. Ama konu yine olmadık yerlere geldi. Cevap yazıyorum ama sıkılarak yazıyorum.
Soruna gelince Akıncı kardeşim. Atatürk'ü Atatürk yapan, zaten halk desteğidir. Atatürk padişah oğlu değildir. Zengin bir ailenin çocuğu da değildir. Sıradan bir askerdir. Kendi deyimiyle en büyük gücü, halkın desteğini almasıdır.
Anadolu'yu da geç, Trabulsgarp başta olmak üzere, Araplar tarafından bile sevildiğine dair belgelerle çok şey anlatabilirim. Ama biz cenazesine bir gidelim. Ülkede 20 milyon nüfus yokken, sırf Dolmabahçe'nin önüne 100 binden fazla insan gelmiş, oluşan büyük izdihamda onlarca insanımız hayatını kaybetmiştir. İstanbul'da, Ankara'da ve ülke genelinde ne kadar vatandaşımızın toplandığını var sen düşün. Zira o dönemin şartlarını da hesaba kat.
Fatih Camii avlusunda geçenlerde 1 milyon kişi vardı 70 milyonluk Türkiyede ...
Fatih Camii avlusunda geçenlerde 1 milyon kişi vardı 70 milyonluk Türkiyede ...
Bak güzel kardeşim, başkaları bu kıyaslamayı yapmış;
http://www.memleket.com.tr/news_detail.php?id=93210
Bu da cenaze öncesi;
http://www.internethaber.com/hocanin-cenazesi-ataturku-gececek-331414h.htm
manifesto
04-05-2011, 23:38
Eşref hocam eğer Mustafa Kemal İnönüden rahatsız olsaydı onu onlarca yıl BAŞBAKAN yapmazdı.İnönüyü millet değil Mustafa Kemal dikti oraya.Ve onun despot politikalarını sadece seyretti.Çünkü bu politikaların uygulayıcısı İsmet fikir önderi Mustafa Kemal idi.
Yani İnönüyü sadece TETİKÇİ olarak kulladı.
Senin de bir yazın olsun. Konu zaten çorbaya döndü. Senin de bir tuzun olmuş olsun.
Yok yok benim ki tam ''dam üstünde saksağan, vur beline kazmayı'' misali oldu :)
Yok yok benim ki tam ''dam üstünde saksağan, vur beline kazmayı'' misali oldu :)
Şu konuda en keyifli mesajları sayende yazıyorum. İçin rahat olsun.
Tabi ağabey tabi... Allah aşkına ata'nın demokrasi meraklısı biri olduğunu savunmayın lütfen, El-İnsaf.! Bir yıl içinde parti kurduran sonra o partiye aşırı ilgi var diye o partiyi kendi emriyle kurdurduğu gibi kapattıran ben miyim Allah aşkına ?
Atatürk ve Milli Şef'inin bir çok kez Meclisi kapamaya varan tartışmaları tarihe geçmiştir zaten.
Demokrasi meraklısı adam niye cumhuriyet kurar ki
Bence ne demistir ben zaten kurucu liderim bari benden sonra demokrasi gelsin dimi :)
vBulletin v3.8.4, Copyright ©2000-2025, Jelsoft Enterprises Ltd.