![]() |
#1 |
![]() Türkiye çok sıcak tartışmaların yaşandığı bir yerel seçim sürecinden geçti ve bu süreçte uzun süredir ilk kez laiklik tartışmaları gündemin baş maddesi olmadı, daha somut ve anlamlı tartışma konuları ele alındı.
Aynı süreçte doğal olarak siyasal iktidar kendi merkezi ve yerel yönetim başarılarını ön plana çıkardı, muhalefet ise yine doğal olarak siyasal iktidarın başarısızlıklarını, eksikliklerini dile getirdi. Buraya kadar herşey çok doğal. Benim bugün ele almak istediğim konu ise 2002’den günümüze kesintisiz olarak siyasal iktidarı elinde bulunduran AK Parti’nin bu seçim sürecinde dile getirmediği, ve niye dile getirmediğini anlayamadığım bir konu. Bu konu, son derece objektif koşullar çerçevesinde, AK Parti iktidarının 2002’den günümüze aslında en büyük, en somut başarısı. Başbakan’ın danışmanlarının bu konuyu neden Başbakan’a anlatmadıklarını anlamakta doğrusu zorlanıyorum. Siyaset yurttaşın refahı, insani kalkınmışlık koşullarının iyileşmesi içindir, diğer amaçlar laf-ı güzaftır. Ve siyasetin temel amacı olan bu insani kalkınmışlık meselesinin uluslararası mukayeseli bir çerçevede ele alınması da (UNDP) en anlamlı yöntemdir. Toplu iğne üretemeyen bir ülkenin bugün otomobil üretmesi önemlidir ama daha önemli olan yine aynı dönemde toplu iğne üretemeyen başka bir ülkenin bugün ne ürettiğidir. Bir ülkenin gerçek kalkınma performansı ancak böyle ölçülebilir. Sayın Erdoğan’ın Başbakan olduğu 2003 senesinde Türkiye UNDP sıralamasında 177 ülke arasında 96’ncı sırada yer alıyordu. Bu sıralamaya üç kriter, ülkelerin kişi başına gelirleri, 15 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim yaşı ve yaşam beklentisi (sağlık) temel teşkil ediyorlar. 2008 sonunda açıklanan son Rapor’a göre de Türkiye, 2006 verilerine dayalı olarak, 179 ülke arasında 76’ncı sıraya yükselmiş bulunuyor. Bir ülkenin yaklaşık altı sene içinde insani kalkınmışlık endeksinde yirmi basamak öne çıkması çok sık görülen bir durum değil ama nedense Sayın Başbakan bu çok önemli gelişmeyi meydanlarda, ekranlarda seçim sürecinde dile getirmedi. Burada iyileşen kişi başına gelir, eğitim ve sağlık koşulları ülkemizin insanının koşulları. Burada temel sorumluluk herhalde bu çok somut ve anlamlı iyileşmeyi Başbakan’a aktarmayanlarda ya da bu konuyu aktarmaya değer görmeyenlerde. UNDP sıralamasında rakiplerimiz başka ülkeler. AK Parti 2009 yerel seçimlerinde çok başarılı olamadı; sakın bu sonuçta temel etken AK Parti’nin, AB tam üyelik müzakere sürecinde bir ülkenin siyasal iktidarı sıfatıyla kendine rakip olarak başka ülkelerle rekabeti seçmek yerine Baykal ve Bahçeli’yi seçmesi olmasın? 2023 senesi hedefimiz de ilk kırkın içine girmek olmalı. İnsani kalkınmışlıkta seksenli, doksanlı bir sıradaki Türkiye’de Cumhuriyet’in yüzüncü senesi kıvançla kutlanamaz. ESER KARAKAŞ - STAR [email protected]
![]() |
|
![]() |
![]() |
|
Sayfayı E-Mail olarak gönder |
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
|
|